Gıda Güvenliği İçin Ambalajın Güvenirliği

Gıdalarımızın yeteri kadar güvenilir olması, tarladan sofraya tüm aşamalarda kullanılan girdilerin ve proseslerin hem kaliteli ve hem de güvenli olması ile doğrudan ilişkilidir. Gıda güvenliğine etki eden faktörlerden biri ise gıdanın sunulduğu ‘Ambalaj’ dır. Uluslararası otoriteler ‘Yüksek Riskli Ürün’ kavramı ile aslında ambalajın sadece gıda için değil, insan tüketimi için amaçlanan (gıdalar, ilaçlar vs) veya cilt ile yakın temas içinde olan (yara bantları, bandajlar vs) ya da 36 aydan küçük bebekler için amaçlanan ambalajların kaliteli ve güvenli olması yönünde dikkatimizi çekmektedir.
Ambalaj sektörü cam, kağıt, metal, plastik ve ahşap gibi farklı ambalaj malzemelerinin kullanıldığı geniş bir alanda faaliyet göstermektedir. Gıda üreticilerinin, satın aldıkları tüm ambalaj malzemelerinin amaçlanan kullanımına uygun, güvenli ve istenilen kalite şartlarını karşılaması yönünde beklentileri vardır. Ambalajın güvenirliği ile ilgili olarak ambalaj üretici firmalarının uyması gereken şartlar birincil ambalaj, ikincil ve üçüncül ambalaj için farklılık göstermektedir. Birincil ambalajlar, ‘yüksek hijyen riski’ ne sahip, gıda ile direkt temas eden ambalajlardır. Pişmiş ya da pişmemiş etler için laminasyonlu plastik filmler, diş macununun lamineli plastik tüpü, eyeliner şişesi, muz veya avakado için oluklu mukavvalar, yumurtalar için polistiren kaplar birincil ambalajlara örnek verilebilecek ambalaj tipleridir.
İkincil ve üçüncül ambalajlar, ‘düşük hijyen riski’ ne sahip ambalajlardır. Cam veya metal konservelerin muhafaza edildiği oluklu mukavvalar, ilaç blisterlerinin paketlendiği karton ambalajlar, dondurulmuş gıdaların muhafaza edildiği plastik esaslı kutulardaki etiketler birincil ambalajlara göre daha az risk taşımaktadırlar.
Gıda üreticileri, öncelikle satın alınan ambalajın risk kategorileri hakkında ambalaj üretici firmalar ile mutabakat sağlamalıdırlar. Ambalaj firmaları ise hijyen risk kategorilerine göre gerek alt yapı ve çalışma ortamlarını, gerekse kalite yönetim sistemi ve operasyonel şartlarını oluşturmalı, iyileştirmeli ve sürdürmelidirler. Ambalaj üretici firmalarının seçimi ve onaylanmasında en etkili yöntem uluslararası kabul görmüş ambalaj güvenliği ile ilgili standartlara göre belgelerinin sorgulanmasıdır. Bu tip belgelerin olmaması durumunda ambalaj firmalarına yerinde denetim yapılması tavsiye edilmektedir. Bu aşamadan sonra kalite, hijyen ve ambalaj güvenliği ile ilgili beklentilerin ve şartların belirtildiği spesifikasyonların hazırlanması ve karşılıklı onayların alınması bir diğer önemli adımdır.
Üst yönetimin en temel sorumluluklarında biri de ambalajın kaliteli, güvenli ve yasal olması için gerekli finans ve insan kaynaklarının sağlamasıdır. Ayrıca ambalajın üretildiği ve satılacağı ülkelerdeki ilgili tüm yasal gereklilikler hakkında bilgi sahibi olma yönünde sistemlerin de kurulması gerekmektedir. Son olarak üretilen ambalaj materyalinin satılacağı ve/veya en son kullanılacağı ülkenin yasal mevzuatına uygun olması sağlanmalıdır. Ambalaj üreticileri ‘Uygunluk Deklarasyonu’ yayınlayarak yasal ürün üretme ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmektedirler.
Dünya nüfusunun hızla artması, çalışan kadın oranının geçmiş yıllara göre artması ve buna bağlı olarak hazır gıda tüketiminin de artması, gıdaların bir noktadan diğer bir noktaya hızla hareket etmesi ve gıda güvenliği gibi önemli bir alanda maliyetleri düşürmek adına iyi hijyen uygulamalarının kısıtlanması gıda güvenliğini tehdit eden faktörlerdir. Gıdalarımızın yeteri kadar güvenilir olması için sadece gıdanın değil, paketlendiği ambalajın da güvenli olması beklenmektedir. Bu nedenle ambalaj üreticilerinin, gıda güvenliği ile ilgili farkındalığını sürekli sağlayarak bilinçli üretim yapmaları sağlanmalıdır.

Ebru KUNÇ
ARTI Yönetim Danışmanlığı
www.artiyonetim.com